Sitene Ekle

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....

  ANASAYFA   GÖRÜŞME ODASI   FORUM   FOTO GALERİ   MESAJ PANOSU   BİZE ULAŞIN
Üye Girişi
DİĞER SAYFALAR
 
 RADYO VE TELEVİZYON
 SİNEMA SALONU
 ÇEŞİTLİ TV.KANALLARI
 AÇIK KANAL TV
 DOST SİTELER
 DJ PORTRELERİ
 PROMOSYON SATIŞLAR
 BAĞIMSIZ DERGİSİ
 YAZARLAR
 ARADIĞINIZ KİTAPLAR
 ATAMAN YILDIRIM

 
 

 
 

 
 
TUNCAY ÖZKAN

 

 

AKP BUNALIMINI AŞMAK İÇİN
07.10.2009

Türkiye’de yaşanan şeyi tanımlayalım: AKP bunalımı. Bu aslında bir kimlik sorunudur.

Kendine bir siyasi kimlik bulamayan, varlığının özünü, kişiliğini, inandıklarını açıkça ortaya koyamayan AKP yaşadığı kaosu topluma yansıtarak, her şeyi dağıtarak bir yol bulmaya çalışıyor. Amacı, ne olursa olsun iktidardan gitmemek. Ama bedeli ne olursa olsun.

Korkutmak, sindirmek, muhalifleri bastırmak ve tartışılan her türlü sorundan kaçmak için elde bir; Ergenekon şablonu var. AKP’nin ele geçirdiği bürokrasi korkuyu en güçlü yönetim aracı yaptı.

Toplumsallaşamayan ve bu nedenle kitle eylemleri ile AKP’ye haddini bildirip, ona ne olmadığını anlatacak bir muhalefet de yok. Muhalefet liderleri AKP’nin kaos politikasının çıkardığı yangına sert demeçlerle benzin taşıyorlar. Oysa, Türkiye’nin temellerini sarsan bu kaotik yangını ancak o temelleri oluşturan, birliğin ve beraberliğin kendisi: Ulus söndürebilir. Bu da muhalefetin, ulusa gidip yurttaşların mitingler ve diğer kitle eylemleri yoluyla AKP’nin karşısına dikilmesini sağlamakla gerçekleşir.

Yoksa, AKP kimliksizliği Türkiye’nin bütün kazanımlarını yutar. Buna karşı, bu yeni soruna karşı topluma gitmek dışında yol ve yöntemler sonuçsuz kalır.
Her şeyi bir kampanya ve propaganda atağı sayan, buna uygun konum alan ve pahalı reklam kampanyaları ile çözüm üreteceğini zanneden AKP, bu tutumuyla 1930-1945 arası Almanya yönetimiyle birebir örtüşüyor. 2007 seçim kampanyasını oluşturan temel sloganlar da o dönemin sloganlarıydı. Nazi partisinden alınmıştı.

- Tek vatan, tek millet, tek devlet…

Peki, daha üzerinden 2 yıl geçmeden “Kürt” açılımı ya da “Ruhban okulu” ya da “Ermeni açılımı” ya da “İsrail ve Yahudi karşıtlığı” ya da … AKP bunalımında açılım bitmiyor. Neden?

AKP, Türkiye’nin kurucu ruhuyla kavgalı. Ama bu karşıtlığı net bir şekilde ortaya koyamıyor. Böyle olunca ne olduğuna da karar veremiyor. Yaptıklarının karşı devrim olduğunu kabul etmeyip, yıkıma devam ediyor.

- Sosyalist Enternasyonal’e CHP’yi şikâyet ediyor. Aslında hiçbir ilkesiyle yan yana gelemeyeceği bu yapıyı propaganda atağıyla “Ben size CHP’den daha yakınım” diye ikna etmeye çalışıyor; AKP, bu anlamda solcu. Ama en ağır eleştirilerini solculara karşı yapıyor. Solculuk ona göre dinsizlik.

- Hıristiyan Demokratlarla AB siyaseti içinde bulunuyor; Müslüman Demokrat tanımı bu demek. Bu anlamda sağcı bir parti AKP.

- Batının muhafazakâr partilerine kendisini İslamcı olmayan ama dindar üyelerden oluşan bir muhafazakâr parti diye sunuyor. Bu anlamda AKP bir muhafazakâr parti.

- Ortadoğu’nun İslamcı partisi olup, Yahudi-İsrail karşıtlığı ile bölgenin siyasal İslamcı partisi oluyor AKP.

- İsrail ile ilişkilerinde özellikle İsrail diasporasıyla temaslarında AKP, liberal oluyor: Özgürlükçü.

- Amerika’da “Neocon”lar iktidardayken onlarla Kudüs’e beyaz eşeğiyle gelecek Mehdi Hz. İsa’yı bekliyor. Müslüman dünyayı sindirecek savaşların eş başkanı oluyor. AKP bu anlamda “Evangelist”, “Neocon” bir parti. BOP eş başkanı. Yeni Dünya düzeninin İslamcı temsilcisi. O bu noktada Osmanlıcı. Amerika’nın en yakın dostu. Özgürlük düşmanı oluyor.

- Rusya ile ilişkilerinde Putinci. AKP bu anlamda Rusçu bir parti. Ön plana tüccarlık çıkıyor. AKP bu noktada siyasi kadrolarıyla zenginleştirmeci ya da “Bal tutan parmağını yalarcı” bir parti. Ama bu Rusçuluğa en düşman o.

- Kafkaslar’da kimi zaman Amerikancı, kimi zaman Rusçu. Türkiyeci değil asla.

- Aynı politikalar Fransa ve İngiltere ile de yürüyor. AKP bu noktada zengin sever bir parti. AB’de engelleri ticari ortaklar ve açılımlarla yumuşatıyor: Ermeni açılımı gibi.
Bu noktada daha çok örnek vermek mümkün. İçeride AKP:

- Türk solundan daha solcu. Nazım Hikmet diyor ya! İçinde solcu politikacılar bakan olarak bulunuyor. CHP’ye “sen değil ben solcuyum” diyor. Ama sola düşman.

- Türk sağından daha sağcı. En Türkçü parti. Genel başkanı Mehmet Akif Ersoy’un Türkçü –İslamcı şiirlerini ezbere okuyor. “Merkez sağdayım, ben varım başkası yok” diyor. Ama merkeze düşman.

- Türkçü-Turancı, seçim kampanyalarının sloganları böyle. MHP’ye sen değil benim diyor ama Türkçülüğe düşman.

- İslamcı yönetimini tarikat ve cemaatlerle paylaşıyor. Ama öyle değilim diyor.

- Ermenici, ama Ermeni’ye karşı

- Kürtçü, ama Kürt’e karşı

- Rumcu, ama Rum’a karşı

- Hıristiyancı, Kiliseci ama, Hıristiyanlığa ve onun dini etkisine karşı.

- Alevici, ama Alevilere karşı.
İç politikada kendi gizli polisini, casusluk şebekesini ve mafya gruplarını kurup “Derin devlet” ağını oluşturdu ve kullanıyor. Beri yandan bunlara karşı. Hukuk sistematiğine karşı ama kendi lehine kararları oluşturan bir hukuk sistematiği var.

- Başkalarının yaptığı yolsuzluklara karşı ama kendi yandaşlarınınkine zenginlik transferi diye bakıyor.

Yani; AKP yoldan çıkmış bir siyasi tortudur. Açılım diye sundukları propagandadır. Kendisinin olmayan değerleri, başkalarından gasp ederek, hoyratça kullanıyor. Demokrasiyi, insan haklarını ve özgürlükleri kendi kimlik bunalımının kalkanı yapan AKP, Türkiye’yi ulusal çıkarlarından soyutlayarak yağmaya ve istismara açık bir ülke haline getirdi.

AKP artık her şeyi savunan bir, hiçbir şeydir. Konuşmaları ayıplarını örtmede bir perdedir. İnandırıcılığı yoktur. Gerçek AKP’yi terk etmiştir. Nazi Almanya’sının acımasız oportünizmi, Mc Carty dönemi Amerika’sının korku iklimi, onun bundan sonraki iktidar hesaplarının çıkmaz yoludur. Başka seçeneği yoktur, kalmamıştır.

AKP ile mücadele, yangın vatanı sarmadan her yurttaş, demokrasiyi koruma görevine çağrılarak olur.

AKP, Türkiye’ye, il il yapılacak kitlesel mitingler ve toplantılarla anlatılmalıdır.
Türkiye muhalefetinin, ulusu ve yurttaşları tek tek uyarmak öncelikli görevidir.
Bütün siyasi kurumları ve kadroları uyarmayı, göreve çağırmayı önemsiyorum.
Yeni Parti olarak bu noktada ileri atılacağımızı, Türkiye’yi AKP’nin yıkıcı, yok edici kimliksizliği ve despotizmi karşısında uyarmak için ne gerekiyorsa yapacağımızı duyurmak istiyorum.

Ergenekon esaretim, Yeni Parti’nin bu misyonunun engeli değil, dinamosu, itici gücü olacaktır.

Ergenekon’un siyasal bir dava olmasının nedeni işte budur. AKP Ergenekon’a güvenerek yaptığı bu acımasız yolculuğunu daha fazla sürdüremeyecektir. AKP’ye karşı çıkma, muhalefet yapma hakkımız ve özgürlüğümüzü sonuna kadar hem Ergenekon davasında hem de Türkiye davamızda sonuna kadar kullanacağız.

Türkiye’yi AKP’ye, AKP’nin yok edici etkisine karşı durmaya çağırıyoruz. Artık
yeter, ulusumuzu ve Türkiye’yi koruyacağız:

“AKP’ye karşı omuz omuza” diyoruz.

Tuncay Özkan
Yeni Parti Genel Başkanı
2009-10-10  02:20:39

Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret7281
 

 
 

 
 

 
 

 
 
 KÖŞE YAZILARI

    

       Tuncay Özkan

 
Tuncay Mollaveisoğlu

 
H.Ataman Yıldırım

 
Bedri Baykam

 
Bülent Ünal

 
 
 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım